Trenler, kanallar, bisikletler… 1.gün:Brugge

Trenler, kanallar, bisikletler… 1.gün:Brugge

Afrika’dan sonra araya zaman girmiş ve yine sevgili eşim papillonla birlikte gezesimiz gelmişti. Blog yazarlarından hhy’nin de seri bir Avrupa turuna çıkmasını fırsat bilerek Haziran ayı için ortak bir gezi planladık. Belçika ve Hollanda sınırları içinde “Avrupalı bu ulaşım işini iyi biliyor!” diyerek konforlu trenlerinde geçen, neredeyse her kanal başında durup harika manzaraları fotoğraflayacağımız ve aynı zamanda arabalara alışık olduğumuz ülkemizde bu defa bisikletler tarafından ezilmemek için uğraştığımız bir gezi oldu…

Türk Hava Yolları’nın konforlu ve bu defa ilginçtir ki (!) ekonomik uçuşuyla Brüksel’e vardık. Brüksel havaalanındaki işaretleri takip ederek tren biletimizi aldık. Yolculuğun yaklaşık 1 saat süreceğini bilmemize rağmen aradan 1,5 saat geçmiş ve biz hala hhy ile buluşamamıştık. Trenin dolmuş gibi her durakta durmasından ve tıngır mıngır aheste hareket etmesinden yavaş olan banliyö trenine bindiğimizi fark etmemiz çok sürmedi. Gelen trenin Brugge’e mi gittiğini sormanın yanı sıra hızlı mı yoksa yavaş trenin mi olduğunu da sormak faydalı olur diye hatırlatmak isterim.

Tren istasyonunun hemen yanındaki Etap Hotel (Accor Hotels bünyesinde olup Ibis Otelin bir alt seviyesi olarak tanımlanabilir) hem düşük bütçeli olsun hem de konforlu olsun diyenler için ideal bir otel.

IMG_5758

Gerçi, ranzalı odamız 3 kişinin kalması açısından pek bir transparan geldi bize. Odanın ortasında bulunan duşakabindeki duş başlığından renkli ışıkların çıkması da ayrı bir güzellik katmıştı olaya (!)

Brugge günümüze kadar bozulmadan Ortaçağ’dan kalma mimarisi (LP’den öğrendiğime göre II. Dünya Savaşı’nda zarar görmediği için korunmuş), lezzetli çikolataları, danteli, enfes patates kızartması, midyesi, birası ve romantik kanallarıyla Belçika’nın “must see” şehirlerinden.

Otelden şehir merkezi 10-15 dakikalık yürüme mesafesinde.

IMG_5626

Sakin sokaklarından ve taş duvarlı, önleri çiçeklerle donatılmış (Avrupa’daki bu çiçek meselesi kesinlikle bir kültür işi ve insanı hemen cezbediyor.)

IMG_5628

IMG_5630

renkli panjurlu evlerin arasından yürüyerek Markt Meydanına çıktık.

clip_image001

Gezdiğimiz diğer şehirlerde de gördüğümüz için; Meydanda saat kulesi olmazsa olmazlardan. Kulelerin yükseklikleri değişse de mimarisi hemen hemen aynı. Meydandaki evler ise sanki masallardan fırlamış gibi…

IMG_5637

Rehbere çok da bağlı kalmadan, sözler yerine fotoğrafların daha iyi açıklayacağını düşündüğüm Brugge sokaklarına bıraktık kendimizi.

IMG_5654

IMG_5660

P1040238

(hhy der ki: Sevgili papillon Berlin’de Unter den Linden’de yaşayamadığı o romantik yürüyüşü burada yapma fırsatını yakaladı)

IMG_5675

IMG_5682

Fotoğrafımızı çekmesi için verdiğimiz çekik gözlü sevimli amca uzun uğraşlardan sonra ekibimizi tek kareye yukarıdaki şekilde sığdırmayı başardı.

Kanallar arasındaki nefes kesen görüntülerle dolu turumuz sonrasında havanın da saat 22:00 civarında kararmaya başlamasının etkisiyle acıktığımızı ancak farkettik ve gerçek Belçika lezzetleri için yerel bir restoran aradık. Hemen belirtmek isterim ki özellikle eski şehir merkezindeki restoranlar bütçeyi biraz zorlayan cinsten. Ancak uzun yoldan gelmemizin de etkisiyle fazla dolaşmak istemedik ve LP rehberinde orta karar olduğunu öğrendiğimiz bir mekana girdik.

IMG_5691

Bir süredir Hollandada yaşayan ve her türlü bira hakkında oldukça ayrıntılı bilgi sahibi olan hhynin önerileri doğrultusunda ünlü Belçika biralarının tadına baktık. Ardından da yine Belçika spesiyallerinden olan midye siparişi verdik. Aslında porsiyonun oldukça bolkepçe olduğunu az çok tahmin ediyorduk ancak garson kız bir porsiyonu üçümüzün paylaşmak istediğimizi duyunca şaşkın bir ifade ile kesinlikle doymayacağımızı belirtti.  Onun yüzünden yanılıp 2 tabak midye siparişi verdik.

IMG_5694  IMG_5697

Yanında patates kızartması ile oldukça doyurucu olan midyeleri bitirmekte epey zorlansak da sonuçta tıka basa doymuş bir halde geceyi noktaladık.

P1040242

(hhy: dönüş yolunda ‘t Zand meydanında gördüğümüz bu heykeller de ilginçti bence)

7 thoughts on “Trenler, kanallar, bisikletler… 1.gün:Brugge

  1. şehir çok ama çok güzel. lakin bütün hepsini geçtim de şu biraya takıldı aklım 🙁 ne olur deneseydim bi yudum.. ne olur bi tadına baksaydım bari..

    şuan ağlıyorum ve bu yorumu yazıyorum biliyor musun?

  2. Uğur Bey,
    Sizin yerinize de biraların tadına bol bol bakma fırsatımız oldu. Soğumasın diye özellikle soğuk ve 250 cc lik bardaklarla veya şişelerle servis edilmesi daha önce ülkemizde çok karşılaşmadığımız güzel bir uygulamaydı.

  3. Ellerine sağlık çok güzel bir yazı. Fotoğraflar da çok güzel. Bir iki katkı da ben yapayım istedim 😀 Bir de Japon turist o kadar çabaya rağmen kulenin tepesini fotoğrafa sokmayı başaramamış yav 😀

  4. sez der ki: Yorumlarınız motive edici, çok teşekkürler. hikayenin devamı yazım aşamasında, yakında da yayında. aşka geldim hadi kardeşleri 3leyelim.

  5. Merhaba;
    Siteninizi google aracılığı ile ‘dünyayı gezmeye fırsat tanıyacak meslekler’ sorusuna cevap olarak buldum.Ve sitenizi biraz dolaştıktan sonra anladımki resmen hazine bulmuşum.Siteniz muhteşem,gezdiğiniz yerler,anlatımlarınız muhteşem.Ne kadar hayalim varsa gerçekleştirmişsiniz =) Benimde tek hayalim dünyayı gezmek fakat bunun için zannediyorum hem zaman sıkıntısı olmayan,hemde maddi getirisi çok olan bir meslek sahibi olmam gerekiyor?Sizce bol zaman ve bol paraya gerçekten çok ihtiyaç varmı? Sitenizi çok daha detaylı inceledikten sonra,kafanızı ağrıtmaya devam edeceğim 😉 Teşekkürler..

    1. Önder Bey,
      Siteyi “hazine” olarak nitelemeniz bizi çok memnun etti. Zaten bu sitenin kuruluş amacı yaşadıklarımızı anı olarak saklama isteğimizin yanı sıra; hem okuyanların gezilerini şekillendirmelerine yardımcı olmak hem de gezmenin çok da zor olmadığını göstererek motive etmek. Bahsettiğiniz zaman sıkıntısı ve ekonomik sebepler bizler için de çok uzak değil. Nihayetinde memur olarak çalışıyoruz. Eldeki imkanlarla güzel yaşamayı seviyoruz sadece. Bunun için birikimlerimizi 5 yıldızlı otellerde, her şey dahillerde harcamak yerine “en ekonomik nasıl gezeriz?” i araştırarak, sürekli fırsat kolluyoruz. Bir fırsat yakalayınca da çevrede görülmesi gereken ne varsa programa sıkıştırmaya çalışıyoruz. Yani kısa zamanda çok yer. Burada 3-5 kelimeyle açıklamak biraz zor tabi ama bizi takip etmeye devam edin. İstediğiniz zaman başımızı da ağrıtabilirsiniz…

  6. uzun bir süre sonra gelen edit: leffe bira artık migros marketletde satılmaya başlanmış 🙂 başka bir şey istesem olacakmış demek ki..

    şanslıyım. evet bira konusunda çok şanslıyım..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir