Toskana’da uzun hafta sonu: Terme di Saturnia

Toskana’da uzun hafta sonu: Terme di Saturnia

İtalya’daki ikinci günümde, ev sahibim Ciccio Pisa’dan ayrılmadan evvel yerel spesiyalite olan cecina’yı muhakkak tatmam gerektiğini söyledi. “Elbette” dedim. İki çeşidi güzelmiş; soğanlı ya da sosisli. Onlar sosisli daha güzel dediler ama ben donguz yemediğim için soğanlıyı tercih ettim. Öyle çok nefis birşey değil ama fena da değildi. Cecina’yı nohut unundan yapılma ince bir ekmek olarak tarif etmek sanırım yanlış olmaz.

Evden birlikte çıktık. Ciccio ve arkadaşları İtalya’nın Libya’ya asker yollamasını protesto etmek üzere şehir meclis binasının önüne giderken ben istasyonun yolunu tuttum. Marco ve Andrea ile buluşacağımız Firenze Rifredi için biletimi aldım. İtalya’daki tren sistemi biraz garip geldi bana. Örneğin otomatik makinelerden bilet almaya kalkarsanız bütün alternatifleri çıkarmıyor ve  ücreti neredeyse 2 katı olan rotaları sunuyor. Bu nedenle bilet almadan internetten araştırıp, hangi treni istediğiniz not etmek gerek. Ciccio benim için yazırverdi sağolsun. Birçok insan da bunun farkında olduğu için makineler bomboş dururken, bilet gişesinin önünde upuzun kuyruklar oluşuyor. Biletin üzerinde ise ineceğiniz istasyon yazıyor ancak hangi perondan bineceğinizi gösteren bilgi ekranları yalnızca son durağın ismini gösteriyor. Onun için önce başka bir tabeladan sizin trenin hangisi olduğunu tespit etmeniz ve son durağın ismini öğrenmeniz gerekiyor.

Yaklaşık 20 dakika bilet kuyruğunda bekledikten sonra biletimi aldım ve peronu tespit edip Firenze Rifredi trenine atladım. Marco geç kalmamamı sıkı sık tembih ettiği için saat 14:00’deki buluşma yerine 15 dakika öncesinde vardım. Ama karşımdakilerin italyan olduğunu unutmuşum…ancak saat 16:00’da geldi bizimkiler. Duygusal anların ardından, ekibin son üyesi olan Alman Adrian’ı almaya gittik. Böylece 2 italyan, 1 alman ve 1 türkten meydana gelen fıkra ekibimiz tamamlandı.

P1020272

Solda çadırımız ve kamp attığımız yerin manzarası

P1020271

çadırdan Terme di Saturnia kaplıcalarının  görünümü

P1020279

çadırımızın hemen yanındaki özel havuzumuz

P1020307

P1020290

buzlu badem…

P1020299

Neredeyse hava kararana kadar kaplıcalarda kalıp pelte kıvamına geldikten sonra çadıra geri döndük. Birşeyler yedikten sonra gece geç saatlere kadar gitar çalıp söyledik. Kaliforniya’da tanıştığımız ve oradayken beni tekrardan aktif olarak gitar çalmaya ikna eden sevgili gitarist partnerim Andrea ile öyle güzel bir uyum içerisinde çaldık ki bizi yeni tanıyan Adrian “gençler siz adeta musicbox gibisiniz” dedi.

Adrian’da ilginç bir insan 5 dili anadili gibi konuşuyor. Türkiye’ye de gelmiş 3 ay Türkçe kursuna gitmiş. Çat pat Türkçe konuşabiliyor. Türkçesini kaybetmemek için her hafta bir şarkı öğreniyormuş. Teoman’ın “İstanbul’da Sonbahar” şarkısını çok beğendi. Sözlerini de açıklayınca pek sevindi. Akorlarını da çalabilirim deyince hayatımda ilk kez bir almana Türkçe bir şarkıyı gitarla çalmayı öğretmiş oldum. Çok da sempatik söylüyordu kerata.

Gırgır şamata falan derken gecenin sonunda son bir kaplıca sefası yapıp günü bitirdik.

2 thoughts on “Toskana’da uzun hafta sonu: Terme di Saturnia

  1. Çadır, kamp deyince aklıma hiç böyle senin de söylediğin gibi buzlu badem manzaraları gelmemişti. Kaplıcanın içindeki güneş gözlüklü poz süpermiş. Sanırsın Richie Rich 🙂

  2. 😀 Evet sanki dağ orman aç susuz bir ortam olacakmış gibi geliyor ama kazın ayağı öyle değil heh heh 😀

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir