Serengeti-1.gün

Serengeti-1.gün

Masai köyünü geride bırakıp Serengeti milli parkına doğru ilerlerken kafamda bir sürü soru işareti oluşmuştu. Aynı dünyada yaşadığımız, aynı havayı soluduğumuz bu insanların hayattan beklentileri, mutlulukları, üzüntüleri, önem verdikleri şeyler bizden ne kadar da farklıydı. Sevgili eşim köyden ayrılırken rehberimize çok zor bir hayatlarının olduğundan bahsetmişti. Acaba onların hayatı mı yoksa yalan dünyanın günlük koşuşturması içinde abuk sabuk bir sürü dertle uğraşmak zorunda kalan ve bir türlü tam anlamıyla mutlu ve huzurlu olamayan mzunguların hayatı mı daha zor diye kendi kendime düşünerek epey bir zaman geçirdim.

IMG_4045

Sağlı sollu uçsuz bucaksız düzlüklerde zebralar, öküz boynuzlu antiloplar, bufalolar otluyorlardı. Bizim için ilginç olan kuşları fotoğraflamak için aracı durdurduk.

IMG_4049

secretary bird

IMG_4052

ağaç tepesinde akbabalar

IMG_4047

Kendime geldiğimde Serengeti park girişine varmıştık. Arabamızı park ettik.  Estomih giriş ücretini ödemek ve belgelerimizi almak için araçtan ayrıldı. Bize de tepeden muhteşem coğrafyanın fotoğraflarını çekmek için fırsat verdi.

Ankaradan beri beraber geldiğimiz 10 kişilik Türk ekibi burada da gördük. Rotalarımız hakkında sohbet ederken bize filleri gösterdiler.

IMG_4057

 

 

 

 

 

 

 

 

Parkın girişi bir tepeden oluşuyordu. Muhtemelen 14000 km2 lik bir alandaki tek yüksekliğe çıkıp etrafı doyasıya seyrettik.

IMG_4062

IMG_4071

Arkadaki sonu görünmeyen toprak yol Serengeti düzlüklerinin başlangıcı idi. Serengeti Swahili dilinde sonsuz düzlük anlamına geliyormuş.

IMG_4077

Yaklaşık 45 dakikalık giriş prosedürlerinden sonra National Geographic belgesellerinden adını sıkça duyduğumuz Serengeti milli parkı içinde turlamaya başladık.

 

IMG_4082
Serengetideki ilk aslanımız güneşin altında kayaların üstünde tembellik yapıyordu.

 

IMG_4085

 

IMG_4095

Kuşlar, geyikler ve uçsuz bucaksız düzlüklerin arasında ilerlerken güneş batmaya başlamış ve bizim de otele dönme zamanımız yaklaşmıştı. Sezen leopar göremediğimizi ve görmeden otele dönmek istemediğini söyleyince Estomih mesajı aldı ve 10 dakika içinde bize ağaçtaki leoparı buldu.

IMG_4094

Bu muhteşem hayvanı doyasıya izleyip fotoğrafladık. Bu arada bizim arabamızı gören pek çok safari ekibi de yanımıza geldi. Anlaşılan oldukça değerli bir manzara ile karşı karşıyaydık. Leoparı diğer safaricilerle başbaşa bırakıp güneş batmadan başka bir şeyler de görmek için yolumuza devam ettik.

IMG_4105

Otelimize yakın bir hippo havuzunda durup bu devasa yaratıkları banyo yapıp birbirleriyle şakalaşırken izledik.

IMG_4106

Şansımıza bir tanesini suyun dışında gözlemlemeyi de başardık.

IMG_4118

Safari seçeneklerinin oldukça fazla olduğundan bahsetmiştim. Özellikle Arusha veya Kilimanjaro havaalanından Serengeti safari bölgesine olan yaklaşık 5-6 saatlik stabilize yolu çekmek istemeyen ve de parası olanlar için safari bölgesinin içinde pırpır tarzı uçakların inebileceği air strip adı verilen havaalanları mevcut. Böyle bir uçakla bizim indiğimiz Kilimanjaro havaalanından buraya gidiş dönüş için kişi başı 400 USD civarında bir ücret gerekiyor. Uçaktan iner inmez safari aracı sizi karşılıyor ve Serengetinin ortasında game drive a başlayabiliyorsunuz.

IMG_4127

Ndutu airstrip

 

Akşamüstü saat 18:30 sularında otelimiz Seronera Wildlife Lodge a vardık. Otelin bahçesindeki ağaçlara asılmış mavi nesneler dikkatimizi çekti. Bunlar Tse-Tse (çeçe okunur) sineklerini çekmek için kurulan tuzaklarmış. Afrikada sivrisinekler sıtmaya yol açan mikropları taşırken bu çeçe sinekleri de uyku hastalığı denen bir hastalığa yol açan mikropları taşıyorlar. Isırmaları oldukça ağrılıymış. Mavi renk bu sinekleri çekiyormuş. Bize de gelmeden önce safari esnasında mavi bir şeyler giymememiz söylenmişti.

IMG_4129

Bu tuzaklar açıkcası biraz keyfimizi kaçırmıştı. Ancak Serengetinin ortasında otelimizi görünce bütün kaygı ve yorgunluğumuz bir anda geçiverdi.

IMG_4131

Lobide sıcak havlu ve tropikal meyve suyu ikramı ile karşılandık. İç bahçeden geçip üst kattaki odamıza yerleştik. Kapı ve pencereleri sürekli kapalı tutmamız konusunda uyarıldık. Zira babunlar çatıda sürekli gürültü yaparak ağaçlarla odamızın tepesi arasında adeta mekik dokuyorlardı.

IMG_4137

Otelin bahçesinde hyrax denen fare-sincap karışımı hayvanlar başlangıçta oldukça sevimli geldi.

IMG_4138

Ancak her yerde ve yüzlerce olduklarını anlayınca bütün sevimlilikleri kayboldu.

IMG_4133

Çantalarımızı yerleştirip otelimizi keşfe çıktık.

IMG_4141

IMG_4156

Etrafı gözetlemek için yapılan kuleye çıkıp bu muhteşem coğrafyayı izlerken güneşi batırdık.

IMG_4169

Serengetinin ortasında böyle bir manzara gerçekten de inanılmaz. Her ne kadar biz havuza girmesek de girenlerin keyfine yukarıdan ortak olduk.

IMG_4159

Bardan bira istediğimde barmen ısrarla bana vermedi ve garsonun getireceğini söyledi. Tabi bahşişi de kaptı.

IMG_4161

Ünlü Tusker birası eşliğinde ortamın keyfini çıkardık.

IMG_4157

Otelimizin oturma salonu

IMG_4158

Yerel müzik ve tamtamlar eşliğinde açık büfe yemeğimizi yedik.

IMG_4182

Günün yorgunluğu ve Güney Afrika şarabının etkisi ile Serengetideki ilk gecemizi geçirmek üzere odamıza döndük.

IMG_4195

Yarın sabah erkenden kalkıp game drive ın asıl bölümünü gerçekleştirecektik.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir