San Diego: 2. Gün

San Diego: 2. Gün

Bugünkü planımız San Diego hayvanat bahçesini (San Diego Zoo) gezmek. Seaworld’ün de çok güzel olduğunu duyduk ancak penguene, yunusa doyduğumuz için göreceksek şöyle yağız bi kutup ayısı görelim diyerekten hayvanat bahçesinde karar kıldık. Hayvanat bahçesi çok büyük ve 9.00am-6.00pm arasında açık olduğu ve hayvanların en aktif olduğu zaman sabah saatleri olduğu için 9.30’da gişeye vardık.

ABD’de bu tür yerlere gitmeden önce bir indirim fırsatı olabilir mi diye araştırmak faydalı oluyor. Nitekim giriş normalde 40 USD iken bedava dağıtılan bir dergideki indirim kuponu sayesinde %20 indirim elde ettik.

ilk olarak park hakkında genel bir izlenim elde etmek için içeri girince hemen sağ tarafta yer  alan otobüs turuna katıldık. Bu tur hayvanat bahçesini oldukça güzel özetliyor. Böylece siz de hangi kısımlarda vakit geçirmek istediğinizi belirleyebiliyorsunuz.

Böylece, hepsine vakit kalmaması ihtimaline karşı önceliklerimizi daha önce görmediğimiz koala, kutup ayısı, panda ve gergedanları ziyaret etmek şeklinde belirledik.

İlk durağımız manası “no drink” olan koalalar. Koalalar ihtiyaçları olan suyu okaliptus yapraklarından aldıkları için okaliptus yaprağı bulabildikleri sürece su içmezlermiş. Bu nedenle “su içmez” şeklinde Türkçe’ye çevirebileceğimiz bir isme sahipler. Bu bölümde, koalaların yedikleri yapraklar yüzünden sarhoş oldukları, bu nedenle baygın baygın hareket ettikleri ve sürekli uyudukları gibi yorumların birer mit olduğunu işin aslının ise koalaların okaliptusun liflerini sindirebilmek için çok enerji sarfettiği ve bu nedenle uyuduğu gibi ilginç bilgilere vakıf olmak mümkün.P1000447 P1000452 P1000451Koalalarla vedalaştıktan sonra birçok değişik hayvanı seyrederek “Elephant Odyssey” adlı patikayı takip ettik.

P1000487P1000456P1000489P1000460 P1000481P1000488 P1000465 P1000462P1000470 P1000471SD hayvanat bahçesinde eski çağlara ait bilgiler de özellikle heykeller ve çeşitli görsellerle oldukça güzel anlatılmış.

P1000486

…ve nihayet heyecanla beklediğimiz ana geldik. Belgesellerde gördüğümüz o sevimli kutup ayılarıyla tanışacaktık. Gerçekten de inanılmaz hayvanlar. Özellikle suyun içinde topuyla oynayan bu güzelim hayvanın vahşi bir hayvan olduğuna inanmak zor.

P1000521 P1000528 P1000509 P1000523 P1000516

İnanılmaz güzellikteki kutup ayılarından sonra, bu bölümün hemen yanında yer alan telesiyej ile tekrar parkın girişine çıkıp birşeyler atıştırmaya karar verdik. Park kuzey-güney yönünde yokuş olduğundan, parkın kuzeyine kadar yürüyerek inmek ve ardından telesiyejle tekrar yukarı çıkmak enerji tasarrufu açısından faydalı. Telesiyejden hayvanlara yukarıdan bakmak oldukça eğlenceliydi.

Yemek için birçok seçenek bulunmasına rağmen zaman kaybetmemek için fast-food tarzı birşeyler yeyip tekrar yürümeye koyulduk. Bu sefer parkın ortasını biraz batısından bir çizgi izleyerek “Urban Jungle” ve “Panda Canyon”u görmek üzere yürümeye başladık.

P1000533 P1000532 P1000543 P1000542Nihayet panda bölümüne geldiğimizde bir yazı bizi korkuttu. Su-Lin  önümüzdeki günlerde yapacağı Çin ziyareti öncesi hazırlıklar nedeniyle gösterme açık olmayabilirmiş. Neyse ki o saatlerde görülebiliyordu. Hayvanat bahçesinin en uzun kuyruğu da buradaydı. Pandalar gerçekten hassas olmalılar ki görevliler herkese sessiz olunmasını tembihliyordu. P1000552P1000557 P1000556P1000559Pandalar şirin de olsa biz kutup ayısını daha çok sevdik. Panda bize çok pasif göründü…Panda’nın ardından önce “Hippo Trail”den gidip su aygırlarını ardından da “Tiger Trail”den kaplanları ziyaret ettik. Böylece batı yakasındaki “Lost Forest” kısmını da bitirmiş olduk.P1000585 P1000570 P1000574 P1000582 P1000580

Bu bölümün favorisi ise goril oldu. Hayli kuvvetli bir hayvana benziyor…

P1000587 P1000592P1000596 P1000597

Artık kapanış vakti yaklaşıyordu. Son bir gayretle meşhur komodo ejderini de görelim dedik ve sürüngenler bölümüne doğru ilerledik. Hafızamda daha çirkin bir yaratık gibi kalmış bu dev kertenkele. Hay hayı gitmiş vay vayı kalmış gibiydi…. P1000604 P1000605 P1000606

Tam çıkışa doğru ilerliyorduk ki bir de ne görelim. Bizim taa Galapagos’lara kadar gidip gördüğümüz dev kaplumbağalar burada da var. Eee tabi Diego Baba’nun yardımları karşılıksız kalmamış (Diego Baba ve yaptıkları için tıklayınız).   P1000610 P1000609

Vay be nerden nereye derken bir tavuskuşu kaçmış kafesinden. Hemen  yakalayıp görevlilere teslim ettik.P1000613Hayvanat bahçesinde geçen bir günün ardından her gezide olduğu gibi ayaklarımıza kara sular inmişti. Otele  dönüp biraz dinlendik. Bu gece ilk defa Vietnam mutfağını denemeye karar verdik. Chula Vista bölgesinde yol üzerinde gördüğümüz bir restoranta (Pho Vinh, 349 Broadway, Chula Vista) girdik. Dışarıdan içerisi görünmüyordu ancak içerideki çekik gözlü sayısından iyi bir yere geldiğimizi anladık. Garsonla anlaşmak biraz sıkınıtılı olsa da, ben vietnam tipi noodle soup, Funda ise bbq et aldı. İkisi de güzel olmakla birlikte Funda’nın ki daha güzeldi. Notlarım noodle soup için 8, bbq için 9. Böylece bir gün daha noktalandı.

6 thoughts on “San Diego: 2. Gün

  1. pandalara ve koalalara bayıldım. selin'e de kendi aramızda koala diyoruz. Aynı onlar gibi yapışıp kollarını doladı mı ayrılmak istemiyor 🙂 çok keyifliymiş eline sağlık. vietnamese cesurca olmuş, yavaş yavaş alıştırmak lazım 🙂

  2. çok teşekkürler sy. yerim ben o koalayı, keşke sizler de gelebilseydiniz…Vietnam restorantı aynen dediğin gibi oldu. Dedik madem papillon bizi 2013'de Vietnam'a götürecek, o zaman yavaştan başlayalım da sonradan güçlük çekmeyelim.

    1. uyarınız için çok teşekkürler. fotolara ne olmuş anlayamadım. fotoğrafları en kısa sürede yeniden yükleyeceğim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir