Avrupa Macerası-Hollanda: Maastricht

Avrupa Macerası-Hollanda: Maastricht

Uzun bir aradan sonra merakla beklenen “Avrupa’da Deli Dolu 1 Ay” yazı dizisine devam etme fırsatı bulabildim sevgili okurlar. Nerede kalmıştık diyen takipçiler bir önceki yazıya ulaşmak için buraya ,  “sen neden bahsediyorsun” diyen yeni katılımcılar ise dizinin başına gitmek için buraya tıklayabilirler. Sevgilerle, hhy.

…Ertesi gün dönüş yolunda beni Basel’e bırakan Ahmet kardeşim ile yollarımız tekrar kesişti. Ahmet kardeşim bu sefer beni evin önünden aldı ve sabah 10:00’da Bern’den Maastricht’e doğru yol almaya başladık. Ben de onun bu jestine yolun neredeyse yarısında aracı kullanarak karşılık verdim. Ahmet bu sefer carpool’da ilk günkü başarısını gösterememiş ve benden başka kimseyi bulamamıştı. O açıdan hasılatın düşük kalmasından biraz şikayetçiydi.

Neyse efendim, geçen 10 günlük zaman zarfında yaşananları anlatarak köyleri kasabaları arkamızda bırakırken aniden bir yağmur bastırdı ve yolculuğun başında kıllandığım 1992 Opel Vectra’nın silecekleri bozuldu. Sileceksiz araba kullanmak mümkün olmadığı için emniyet şeridine çekip beklemeye başladık. Yağmur 45 dk sonra dindi ve yola devam ettik. Derken yine yağmur ve aynı terane bir kere daha yaşandı. Yağmur böyle devam ederse bu yol bitmez desek de bir daha yağmur yağmadı ve molalarla birlikte yaklaşık 10 saatte 620 km lik yolu kat etmeyi başardık.

Maastricht’e dönünce ilk işim tez hocamla görüşüp, tezle ilgili düzeltmelerini almak ve biran önce onları yapmaya koyulmak oldu. Sadece yeme içme ve uyuma için mola vererek, tam 3 günde tüm istediklerini yapıp kendisine tezimi teslim ettim. O da inanılmaz bir şekilde 2 gün sonra beni arayarak tezin tamam olduğunu söyleyince harika bir rahatlama oldu.

Madem öyle o zaman hemen yollara düşmek lazım deyip Berlin’deki carpoolu ve couch’umu ayarladım. Böylece Maastricht’e döndükten 6 gün sonra tekrar yollara düştüm. Ancak Almanya macerasına başlamadan önce Maastricht’i anlatayım.

Maastricht Hollanda’nın diğer şehirlerinden biraz farklı, kanallarından ziyade ortaçağ kimliğiyle ön plana çıkıyor. Şehre demiryolu ile ulaşım oldukça kolay. Tren istasyonu şehre adını veren ve şehri ikiye ayıran Maas nehrinin yaklaşık 500 metre kadar doğusunda yer alıyor.

P1020128

Tren istasyonundan batıya doğru dümdüz ilerleyip St. Sirvaas köprüsünden Maas’ı geçtikten 400 metre sonra ise ana meydan olan Vrijthof’a ulaşabilirsiniz. Vrijthof restoranlar ve kafelerle çevrelenmiş büyük bir alan ve özellikle güzel havalarda tüm masalar turistler ve lokaller tarafından dolduruluyor. Meydanın batı yakasını Sint Janskerk ve Sint Servaasbasiliek kaplıyor. Kiliselerin önündeki festival figürleri orjinal eserler. P1030118P1030120

Vrijthof’un 300 metre kadar kuzey doğusunda ise belediye binasının da yer aldığı, pazar yeri olarak da kullanılan Markt bulunuyor. Buradaki cafe ve restoranlar Vrijthof’a kıyasla daha az turistik ve fiyatlar da biraz daha makul. Meydanın kuzey ucundaki elinde gerçek alev çıkartan bir sopa bulunan heykel ise gaz lambasının muciti  Johannes Petrus Minckeler’e ait.P1030068P1030070

Maastricht’in ortaçağdan kalma yüzünü görmek içinse Vritjhof’un güneyi ile Maas nehri arasında kalan bölgeyi dolaşmak gerekiyor. Buralarda birşeyler içmek ve soluklanmak için Onze Lieve Vrouwebasiliek’in bulunduğu meydan (Onze Lieve Vrouweplein) hoş bir alternatif olabilir.P1030073P1020609 P1030075P1030074

Onze Lieve Vrouwe bazilikasının batısındaki sokaklarda ise tarihin derinliklerinde bir seyahate çıkabilirsiniz.

P1030126P1030116P1030114P1030082P1020111 P1030108Maastricht sokakları birçok heykelle de size sürpriz yapabilir. Beklenmedik yerlerde küçük tebessümler için gözlerini dört açmalısınız.P1030101P1030107P1020617

Vrijthof’un güneyine doğru ilerlediğinizde tarihi surlara ulaşıyorsunuz. Eğer isterseniz bu surların üzerinde yürüyüş yapabilir, etraftaki manzarayı yukarıdan da seyredebilirsiniz. Buralara gelmişken St. Pieterstraat 13 numaradaki Cafe Sjiek’de bir mola verip geleneksel hollanda mutfağından birkaç tadım yapabilirsiniz. Ayrıca Wolfstraat 32’deki De Bobbel’i de tavsiye edebilirim.P1030088St. Bernardusstraat’ın sonunda Hollanda’nın en eski kapısı olan 13. yy’dan kalma Helpoort’u görebilirsiniz.

HelpoortP1030092 P1030094P1020615P1020597Eğer 27 Nisan’da kutlanan Queen’s Day’de Maastricht’e iseniz gelmeniz gereken adres yine surların olduğu bölge. Tüm şehrin kalbi burada atıyor desek yanlış olmaz.P1020623 P1020624 P1020621Maastricht’e gelenlerin görmesi gereken bir başka nokta da Maas nehri kıyıları. Buradan isterseniz nehirde tekne turuna çıkabilirsiniz. Nehrin iki kıyısında bulunan cafelerde birşeyler içip canlı müzik dinlemek ve güneşin batışını seyretmek de oldukça keyifli. Benim favorim St. Servaasbrug’un doğusunda köprünün üzerinde yer alan adını hatırlayamadığım kafe oldukça hoş bir manzaraya sahip. Ayrıca köprünün güney doğusundaki Cafe Zuid Maastricht’deki en sevdiğim yerlerdendir(Plein 1992 15). Meraklıları için Maas’ın batı yakasında bir de boat “coffee shop” bulunuyor.P1030134 P1020129 P1020130Sırada Berlin macerası ya da “şu çılgın Türkler” ve seyahatin unutulmazı “Alpha Gun-Top Story”…

4 thoughts on “Avrupa Macerası-Hollanda: Maastricht

  1. çok güzel aktarmışsınız.10 gün sonra orda olmayı planlıyoruz kısmet olursa.verdiğiniz bilgiler benim için çok faydalı oldu.teşekkür ederim

  2. Merhabalar temmuz 10 da andre reiu konseri için oraya geliyoruz. :d Bilgiler için çok teşekkürler.Ancak konser tahmini olarak gece 12 de bitecek.Sabah şehre gelip gezip gece konserden sonra amsterdama dönmeyi planlıyoruz.Sizce orda kalmamız gerekir mi? yoksa orda kalmadan amsterdama tren ya da başka bir toplu taşıma ile geçebilir miyiz.volendam ve edama da uğramayı düşünüyoruz ama oralara amsterdamdan geçebiliriz diye düşündük.bir de volendam ve edama giderken iamsterdam kart geçerli oluyor mu.Ya da daha uygun bir ulaşım kartı ya da yolu tavsiye edebilirseniz seviniriz.Teşekkürler.

    1. Merhabalar, 12’den sonra toplu taşıma ile amsterdama gidiş olmayabilir. Kontrol etmenizi öneririm. Yine de belki Maastricht’de kalsanız daha rahat olabilir. Volendam ve Edam’a Amsterdam’dan gidersiniz rahatça. iamsterdam kartı bilmiyorum ama zaten normal belediye otobüsü de oldukça ucuz ve rahattı. İyi eğlenceler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir