Kuzey Ege 2- Assos–Behramkale

Kuzey Ege 2- Assos–Behramkale

Geceyi huzurlu bir şekilde geçirdikten sonra sabah erkenden kalkıp denize nazır kahvaltımızı yaptık. Rotamız önce Assos’a uğrayıp antik limanı görmek ve ardından Ayvalık ve Cunda’ya devam etmekti.

Behramkale ve Assos aynı yerleşim yerinin iki farklı bölgesi olarak adlandırılabilir. Behramkale, antik çağdan kalma bir tapınak kalıntılarının etrafında tepede kurulmuş ve Rumlardan kalma köyün ismi. Assos ise antik limanın bulunduğu, adeta bir uçurumun dibinde yeralan ve tepeden kesinlikle görülmeyen, son derece korunaklı bir yer.

IMG_1546

Muhteşem manzaranın keyfini çıkararak amfiteatrın yanından geçip bir tarafı uçurum diğer tarafı dağ olan kıvrımlı yoldan yavaş yavaş limana indik.

IMG_1551

Çakıltaşlı kumsalı ile denizin rengi özellikle yaz sıcağında bunalan bünyeleri kendinden geçirmeye yeterliydi.

IMG_1549

Yokuşun sonuna geldiğimizde yolun kenarına parkeden araçların yanına biz de aracımızı parkettik. Zira limanın olduğu kısım son derece küçük ve sokaklar dar olduğu için araç girişine izin verilmiyor. Tepeden kısa bir yürüyüş sonrasında limanın olduğu bölgeye geldik. Burası eski taş köy evlerinin butik otel, son derece şık ve keyifli balık restoranı, hediyelik eşya dükkanı, kahve ve dondurmacıya çevrilmesiyle oluşan gerçekten de küçücük ama son derece şirin bir köy görünümündeydi.

IMG_1552

IMG_1560

IMG_1561

IMG_1562

Biraz dolanıp deniz havası aldıktan sonra bir gölge bulup kahvelerimizi turkuaz sularda serinleyenleri biraz da imrenerek seyrederek yudumladık. Limanda kalacak ve yemek yiyecek yerler oldukça kısıtlı olduğu için konaklama ve yeme-içme fiyatlarının son derece pahalı olduğunu öğrendik. Ancak bu denize ve manzaraya değebilir. Çok uzun süre değil ama bir-iki gecelik konaklama son derece keyifli olabilir. Özellikle gece yakamozlar eşliğinde manzaranın keyfine doyum olmaz diye düşünüyorum.

IMG_1567

IMG_1568

IMG_1569

IMG_1571

Aklımız Assosta ve muhteşem denizinde kaldı ama yolumuz uzundu. Bu nedenle daha fazla oyalanmadan arabamıza atladık ve dik yokuşu tırmanarak tekrar köye döndük. Köyün içinde yine eski taş ustalarının yaptığı tarihi evler, köylülerin yöresel ürünleri sergiledikleri bir pazar, ayrıca cam işçiliği ve el sanatları galerileri mevcut. Köy meydanında gördüğümüz büyük tur otobüsleri kafilelerle turist getirmişti. Özellikle haftasonları hem Behramkale hem de Assos un son derece yoğun bir turist trafiği olduğunu öğrendik.

Köyün sokaklarında dolaşmak adeta zamanda yolculuk gibi. Behramkale sit alanı olduğu için genelde bu tarz yerlerde görmeye alıştığımız çirkin yapılaşmanın olmadığını belirtmek isterim. Hem Assos hem de Behramkale ayrı ayrı zaman ayırmaya ve keşfetmeye değer yerler bence. Bir gün mutlaka yolumuzu tekrar düşürmek ve bu sefer daha uzun süre kalmak üzere rotayı Ayvalığa çevirip Edremit körfezini deniz kenarından turlamaya başladık.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir