Farklı Bir Dünya Beyaz Rusya: 1. Gün

Farklı Bir Dünya Beyaz Rusya: 1. Gün

Yıllar önce hayal bile edemezdim aynı yabancı ülkeye tekrar tekrar geleceğimi. Bir iş seyahati nedeniyle yolum yine Amsterdam’a düşmüştü. Ancak yeni bir ülke görmek istiyordum ve Minsk’te yaşayan bir arkadaşımı ziyaret etmek için çok iyi bir fırsattı Beyaz Rusya. Üstelik Amsterdam’dan Beyaz Rusya havayolu Belavia’nın oldukça uygun fiyatlı direkt uçakları var. Ben de gidiş-dönüş 200 EUR’a aldığım biletimi cebime koyduğum gibi başkent Minsk’in yolunu tuttum.

Öncelikle şunu söyleyeyim Amsterdam Schipol havaalanı giden yolcu terminali oldukça kalabalık bir yer ve birçok havayolu firması yolcusunun biniş kartını makineden bizzat alması gerekiyor. Daha sonra eğer valiziniz varsa elinizdeki biniş kartı ile valizinizi teslime gidiyorsunuz. Kalabalığa rağmen yeterince makine ve makinelere yardım eden görevliler var ancak yine de bazı kişiler sorun yaşadığında makinelerin tıkanmasına neden olabiliyorlar. Bu açıdan check-in için az da olsa temkinli olarak ek zaman ayırmakta fayda var.

Yola çıkmadan önce Beyaz Rusya için arkadaşlar duyumlarını aktarmıştı “birçok form doldurmak gerekiyormuş, seyahat sigortası zorunluymuş aman dikkat et” diye. Formları doldururum, sigortayı da kapıda alırım en kötü ihtimalle diyerek, sahip olduğum pasaporta vize de gerekmediği için  hiçbir hazırlık yapmadan atladım uçağa.  Uçakta yalnızca dağıtılan kısa “Immigration Form”unu doldurdum.

Durum böyle olunca ilk anlar oldukça heyecanlıydı. Kiril alfabesi, yerel dili bilmemenin eksikliği, doldurulacak formlar, sigorta işlemleri vb nasıl olacak diye düşünüyordum…Yine de kararlı adımlarla pasaport kontrolüne girdim ve pasaportumula birlikte uçakta doldurmuş olduğum formu uzattım. Asker kıyafetli görevli hiçbirşey sormadan damgayı bastı ve buyrun dedi. Yani neymiş? Anlatılanlar kulaktan dolma yanlış bilgilermiş. Internette okuduğum “pasaport kontrolünden önce sizi sigorta memurları karşılar” şeklinde açıklamalarla seyahat sigortası satmaya çalışan firmaların siteleri aklıma gelince tatlı bir tebessüm edip yoluma devam ettim.

Havaalanı zaten oldukça küçük. 5 dakika geçmeden valizler geldi ve “nothing to declare” bölümüne doğru yönelerek gümrük kontrolünden de geçtim. Polis “alcoholic drink” deyip çantayı gösterince “no” dedim ve devam ettim. Genellikle vatandaşların çantalarını arıyorlardı ama sanırım yabancılar için gerek görmüyorlar.

Herhangi bir aksaklıkla karşılaşmadan havaalanından çıkınca hemen arkadaşıma mesaj attım. Ancak kendisi otobüsü kaçırmıştı ve 1 saat kadar beklemem gerecekti. Bende oturup bu satırları kaleme aldım.

Aslında şehre ulaşım o kadar kolaymış ki, keşke direkt şehir merkezinde buluşsaymışız diye düşündüm. Çünkü havaalanından çıkınca yalnızca bir otobüs durağı var ve doğrudan şehre gidiyor. Otobüs 15.000 BR (1,5 EUR) ve yaklaşık 45-50 dk’da şehre varıyor.

Şehre Praspekt (cadde) Nezaleshnastsi’nin kuzey doğusundan girdik ve değişik bir mimariye sahip olan milli kütüphanenin önünden geçtik. Fotoğraf internetten.

Sonra sırasıyla Peramohi meydanındaki Zafer Anıtı’nın, Oktyabrskaya meydanındaki Parlamento binası ile kültür sarayının ve adı önceden Francysk Skaryna (bilim adamı, doktor, yazar ve incili ilk kez beyaz rusçaya çeviren rönesans insanı) olan ancak adı sonradan Özgürlük Meydanı’na çevrilen Ploshcha Nezaleshnastsi’deki KGB binasının önünden geçtik.

  

Beyaz Rusya’da otelden ziyade kiralık evlerde kalınması tavsiye ediliyor. Evler hem daha ucuz hem de oldukça konforlu. Ancak otelde kalmayacaksanız registration mevzusuna dikkat etmeniz gerekiyor. Registration bir nevi kaldığınız yerin resmi makamlara iletilmesi işlemi. Oteller bu işi otomatik olarak hallediyor. Eğer ev kiralarsanız ve ev sahibiniz bu işlemi yapmıyorsa en yakın “registration bureau”ya gidip kendiniz yapmanız gerekiyor. Aksi takdirde çıkarken yüklü miktarda (yanlış hatırlamıyorsam 300 EUR kadar) bir cezaya maruz kalınabiliyormuş. Ancak her halukarda 5 işgününden az kalacaksanız registrationa gerek yok. O yüzden ben de yaptırmadım. Ancak önemli bir husus olduğunu hatırlatmak isterim. Gitmeden önce güncel durumu öğrenmek oldukça faydalı olacaktır.

   (Günlüğü 60 USD olan stüdyo daire ve daireden görünen manzara)

İlk olarak eve yakın olduğu için Zaslavsky Yahudi Soykırım Heykelini görmeye gittik. Gece-gündüz, kar-kış demeden çocuğu yaşlısı orada bekleyen heykeller bende garip duygular uyandırdı. İnsanoğlunun ne kadar vahşileşebileceğini bir kez daha idrak ettikten sonra eski şehir merkezinin olduğu Svislach nehrine doğru yürüdük. Burada “Island of Courage and Sorrow” u ve şehrin koruyucu meleğini ziyaret etmek istedik ancak kapanış saatinin yaklaşıyor olması nedeniyle yalnızca uzaktan bir fotoğraf çekebildim.

Adanın diğer tarafında ise savaş öncesi şehir merkezinde yer alan binaların kopyalarını görmek mümkün. Kafeleri ve restoranlarıyla hoş bir atmosfere sahip. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir