Likya Yolu temalı Akdeniz gezisi (2. Etap): Çıralı-Maden Koyu

Likya Yolu temalı Akdeniz gezisi (2. Etap): Çıralı-Maden Koyu

Bugünkü amacımız Likya Yolu’nun Çıralı-Maden Koyu arasındaki kısmını yürüyüp koyda denize girdikten sonra piknik yapmak ve geri dönmekti. Hava sıcak ve nemli olduğu için yürüyüşümüze yine akşam başlamaya karar verdik. Sabah yine kahvaltı öncesinde Çıralı’nın berrak sularında yüzdükten sonra kahvaltımızı ettik ve saat 16:30’a kadar odamızda enerji depoladık.

Çıralı merkezden yolun başlangıç noktası 3 km. Pansiyonumuzdan çıktıktan sonra yol üzerindeki Paşa Restorant’tan gözleme ve söğüş aldıktan sonra saat 17:30 gibi başlangıç noktasına ulaştık. P1130565 (1280x960)

Likya Yolu’nda Çıralı’dan kuzeye doğru giderken iki seçenek mevcut. Birincisi dün yürümüş olduğumuz Yanartaş-Ulupınar istikametinden devam edip Beycik köyüne ve Tahtalı dağı istikametine ilerlemek. İkincisi ise sahili takip ederek Tekirova-Faselis (Phaselis) yönüne gitmek. İki yol daha sonra kuzeyde Gedelme Köyü’nün yakınlarında tekrar birleşiyor.

Bizim yürümüş olduğumuz rota da sahilden giden yol. Toplam yol 20 km kadar sürüyor ancak biz rotanın yalnızca Maden Koyu’na kadar olan 5km’lik kısmını yürüdük. Yolun bu kısmı zor değil ancak inişli çıkışlı. Yanlış hatırlamıyorsam 3 ya da 4 çıkış var. Tabi bir o kadar da iniş.

Başlangıç noktası sonrasından hemen yükselmeye başlıyorsunuz. 15-20 dk sonrasında Çıralı-Olympos sahilinin nefis manzarası gözlerinizin önünde.P1130581 (1280x960)

Başlangıçtan 1-1.5 saat kadar yürüdükten sonra yine harika manzaralar karşınızda. Aşağıdaki fotoğrafta sol kısımda gölgede kalan plaj Boncuk Koyu, sağda güneşli olan plaj da Maden Koyu. Arkada yukarıda ise Tahtalı dağı net bir şekilde görülebiliyor.P1130593 (1280x960)20150722_183939 (1280x430)Boncuk koyuna ulaşmadan önce adını bilmediğim küçük ve şirin bir koya daha ulaşıyorsunuz. P1130602 (1280x960)Ancak burası Likya Yolu yürüyüşlerim boyunca beni en çok üzen yerlerden biri oldu. Belli ki burası rüzgar almayan konumu ile yürüyüşçüler için iyi bir kamp noktası. Ayrıca küçük botlar da deniz yoluyla buraya ulaşabiliyor. Ancak bu ıssız ve ufacık koydaki pislik durumu inanılmazdı. Pet şişeler,torbalar, sigara paketleri, kola tenekeleri, paketleme köpüğü…kısacası burada ne alaka diyeceğiniz bir sürü şey dahil türlü türlü pislik. Böyle bakir koylara gelen insanların doğayı sevdikleri aşikar ama pisliklerini rahatça buraya böyle bırakmalarını aklım almıyor doğrusu. Örneğin böyle bir yer Arjantin’de var, black sand beach (yani siyah kumlu plaj) diye nasıl güzel pazarlıyorlar ve koruyorlar. Bizimkisi ise leş gibi. Yazık.

Lütfen bu yazıyı okuyup da gitmeye karar verenler çöplerini yanında taşısın. Konuyla ilgili olarak belediye de belki bir çözüm getirebilir. Kemer Belediyesine durumu yazacağım. Bakalım bir sonuç alabilecek miyim. P1130603 (1280x960) P1130612 (1280x960) P1130611 (1280x960)P1130613 (1280x960)

Adını Çöplük koyu koyduğum bu koydan sonra tekrar yolumuza devam ettik ve aşağıdaki manzaraları arkamızda bırakarak saat 20:00 sularında Boncuk koyuna ulaştık. P1130608 (1280x960)P1130590 (1280x960) P1130586 (1280x960)

Burada biraz denize girip akşam yemeğimizi yedikten sonra hava kararmaya başladığı için yaklaşık 20-30 dakika mesafedeki Maden koyuna gitmekten vazgeçtik ve dönüşe geçtik. Yemeğimizi yerken etrafımızı saran onlarca arıdan korunmak için elimizde gözlemelerle neredeyse belimize kadar suya girdik. Bu sefer de kol kadar levrekler etrafımızı sarmasın mı. Bizi kıyıya kadar takip eden levreklerin kısa bir süre için kıyıya çıkması da enteresan bir an olarak zihnimde yer etti. Bizi mi yiyecekti artık bilmiyorum.

Maden koyu 1960’larda krom madeni çıkarılan bir yer olduğu için bu isimle anılıyor. Likya Yolunu ortaya çıkartan Kate Clow’un kitabında yazdığına göre burada madenin girişi, işçi evleri, kromun depolandığı çatısız binalar ve çeşitli makineleri terkedilmiş halde görmek mümkün. Bloglardan okuduğum kadarıyla insana Lost dizisindeymiş gibi oldukça gizemli bir hava veriyormuş. Açıkçası bizim geri dönme kararında jen’in bu durumdan biraz korkması da etkili oldu 🙂

Bu gecenin vahşi hayvanı ise daha önce hiç bu kadar büyüğünü görmediğim (el kadar) akrep oldu. Sakince yanından geçip uzaklaştık.20150722_213836_LLS (1280x720)

Başlangıç noktasına döndüğümüzde saatlerimiz 23:00’ü gösteriyordu. Aslında amacımız bu mevsimde yumurtadan çıkan caretta carettaların denize kavuşmalarını izlemeye gitmekti. Ancak yavrular sabaha karşı saat 04:00-05:00 sularında yumurtadan çıktıkları için ve biz de yorgun olduğumuz için bu aktiviteyi yapamadık.

One thought on “Likya Yolu temalı Akdeniz gezisi (2. Etap): Çıralı-Maden Koyu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir