Berlin-1.bölüm

Berlin-1.bölüm

IMG_3409

2010 yılı Ekim ayında mesleki bir kurs nedeniyle yolum Berlin’e düştü. 20 yıl önce ilk yurtdışı deneyimim olan ve o zaman bile son derece gelişmiş, modern bir ülke olarak gözlemlediğim  Almanya’nın başkentini görecek olmaktan dolayı son derece heyecanlıydım ancak sevgili eşimin bana eşlik edemeyecek olması mutluluğumu biraz gölgeledi. Lufthansa ile Ankaradan Münih aktarmalı olarak sabah 9 da Berlin havaalanına indim. Oldukça soğuk ve yağışlı bir hava beni karşıladı. Uçaktan iner inmez ilk gördüğüm Türk’e benzeyen insana direk Türkçe olarak  otobüslerin nereden kalktığını sordum. O da hiç şaşırmamış bir şekilde bana önce bilet almayı, sonra da otobüslerin kalktığı yeri gösterdi. Memleketten binlerce kilometre uzaktaydım ancak yaklaşık 250000 hemşerimiz sayesinde ilk ayak bastığım andan dönene kadar hiç yabancılık çekmediğimi baştan söylemek isterim.

Otobüsle kalacağım otele kadar sorunsuz bir şekilde gittim. Ibis Hotel Messe’ye eşyalarımı bırakıp hemen önceden LP rehberinden gözüme kestirdiğim şehir turunun başlangıç noktası olan Potsdamer Platza giden metroya bindim. 20 yıl önce Köln şehrinde ilk defa gördüğüm ve hayran kaldığım metro sistemi (U-bahn) yine beni derinden etkiledi.

IMG_2631

Ülkemin 87 yıllık başkentinde 15 yıldır bir arpa boyu yol alamayan toplu taşıma sistemi ve de her sabah yaşadığımız trafik çilesi, dünyanın en pahalı benzinini tüketmekten başka alternatifimizin olmaması gibi düşünceler her modern Avrupa şehrini gördüğümde olduğu gibi yine aklımdan geçti gitti. Vardır büyüklerimizin bir bildiği deyip Potsdamer Platzda indim.

IMG_2632

Şehrin ikiye ayrıldığı bölgelerden biri olan bu meydan 90ların sonunda Berlin duvarının yıkılmasından sonra popüler hale gelmiş ve şehir turlarının başlangıç merkezlerinden.

IMG_2791

Duvarın orijinal halinin korunduğu nadir bölgelerden biri burası ve turistler için oldukça ayrıntılı bilgiler mevcut. Özel ilgi alanıma giren II.Dünya Savaşı ve sonrasındaki soğuk savaş dönemi ile ilgili her türlü materyal son derece ilgimi çektiği için bütün yazıları ayrıntılı bir şekilde okudum.

Burada Avrupanın en hızlı asansörü ile Panoramapunkt denen gözlem noktasına çıkıp Berlini kuşbakışı izleyebilirsiniz. Meydanın hemen yakınlarında oldukça ilginç mimari yapısıyla Sony Plaza özellikle geceleri son derece şık bir mekan olarak Berlinlileri ağırlıyormuş. Ancak ben gecesini göremedim.

IMG_2796 IMG_2793

Sony Centerın içinden geçip kuzeye doğru devam ettiğimde sol tarafımda Berlinin en büyük parklarından Tiergarten sağ tarafımda ise soykırıma uğrayan Avrupalı Yahudiler anısına yapılmış toplam 2711 beton kolondan oluşmuş ve yaklaşık futbol sahası büyüklüğünde bir alana yayılmış anıt bölgesine vardım. IMG_2643

Burası son derece etkileyici, bir o kadar da rahatsız edici, kasvetli bir alan.

IMG_2647Bu alanın alt katında oldukça ayrıntılı bir müze mevcut ancak zamanım kısıtlı olduğu için gezmedim.

Yakınlarda bir kafede oturup ünlü sosis bira kombinasyonu ile açlığımı giderdikten sonra Berlinin ve belki de Almanyanın en önemli ikonlarından biri olan Brandenburg Kapısına vardım. IMG_2652

IMG_2657    

Burası soğuk savaş döneminde ayrılmanın sembolü iken şu anda Almanyanın birleşmesini simgeleyen en önemli anıtlardan bir tanesi haline gelmiş. 1791 yılında yapılmış ve şehrin 18 kapısından ayakta kalan son kapı olma özelliğini koruyormuş. 

Brandenburg kapısının 100 metre kuzeyinde ünlü Reichstag binası bulunuyor. Yol üstünde sol tarafta DDR (Doğu Almanya) den kaçarken hayatını kaybedenlerin anısına yapılmış duvar kurbanları anıtı mevcut.

IMG_2659

Bu ülke gerek iki dünya savaşı esnasında, gerekse sonrasındaki soğuk savaş döneminde insanlık tarihinin en büyük sıkıntılarının önemli bir kısmına evsahipliği yapmış. Ancak şu anda son derece insan hak ve özgürlüklerinin ön planda olduğu, modern, liberal, hoşgörülü ve demokratik bir başkente sahip olduğu da çok açık bir şekilde görülmekte.IMG_2803

Reichstag binası Alman toplumu için özellikle son yüzyılda çok önemli olaylara tanıklık etmiş. Hitlerin iktidar yürüyüşünü başlatan olaylardan olan ünlü yangının çıktığı, 2.Dünya Savaşının sonunda ise Rusların Kızıl Bayrağının dalgalandığı bina şu anda Alman parlamentosu olarak hizmet vermekte. Kubbesi ise turistlerin gözbebeği konumunda. Uzun kuyruklar sonucunda çıkılabiliyor ancak açıkcası ben o kadar kuyruğa değer bir manzara göremedim.

IMG_2804

IMG_2812 IMG_2813 En cazip bölüm olan kubbesi temizlik nedeniyle kapalı olduğu için içine giremedim. 

IMG_2811

Sağanak yağmurun başlaması nedeniyle birkaç fotoğraftan sonra binadan ayrıldım. Tekrar Brandenburg kapısından geçip Pariser Platz denen meydana geri döndüm.

IMG_2664  Meydanda ünlü Hotel Adlon mevcut. Birçok ünlü Berlinde bu otelde konaklamış.

IMG_2818

Ancak en büyük popülaritesini Michael Jacksonun bebeğini balkondan sarkıttığı sahne sonrasında kazanmış (hhy nin anısından sonra bir Michael Jackson anısı da benden olsun.:)

image

Meydanın devamında benim yürümekten en çok zevk aldığım bulvarlardan biri olan, ıhlamur ağaçlarının altında anlamına gelen tarihi bulvar Unter den Linden yer IMG_2669almakta. Keşke sevgili eşim ile burada romantik bir yürüyüş yapabilseydim eminim bulvarın keyfi iki katına çıkardı.

 IMG_2667

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir