balkanlar – 2

balkanlar – 2

Dubrovnik’te öncelikli olarak kalacak yer bulmamız gerekiyordu. Makarska’da başımıza gelen olaydan sonra daha temkinli davranmaya karar verdik. Şehir merkezine çok fazla girmemeye çalışarak arabayla turlarken yine bir travel agency bulduk ama şehir merkezinde bizim istediğimiz tarzda bir oda bulamayacağımızı anladık. Ancak Dubrovnik’e yaklaşık 15 km mesafedeki Cavtat köyüne doğru sahil yolundaki köylerde deniz kenarında çok uygun fiyatlara çok şirin odaların mevcut olduğunu öğrendik. Yine telefonla ev sahibemiz ile anlaşıldı ve 20 dk içinde evsahibemiz bu sefer arabasıyla bizi almaya geldi.
Arabamızla peşine düştük. Yaklaşık 10 dk lık bir araba yolculuğundan sonra Plat köyünde gerçekten deniz kenarında muhteşem manzaralı, klimalı şirin odamıza vardık. Deniz harika görünüyordu. Hemen mayolarımızı giyip plaja indik. Her taraf doğal plaj gibiydi. Su çok berrak ve tertemizdi. Akşamüstü tekrar odaya döndük ve üstümüzü değiştirip otobüsle Dubrovnik’e geldik.
Bütün turistler gibi biz de Stari Grad(eski şehir) a doğru yola koyulduk. Muhafızların koruduğu kapıdan geçip görkemli kalenin içine girdik. Kalenin içinde bizi özel mermerli ana cadde, dar sokaklar ve son derece estetik mimari ile inşa edilmiş eski evler karşıladı.

Bu dar sokaklar ve labirent gibi içiçe geçen mimari biraz Venedik’i anımsatıyor. Gece ışıkların da yanmasıyla manzara çok daha güzel bir hal aldı. Kaleiçini gezip birşeyler yiyip içtik. Hava karardığı için surları dolaşmayı ertesi güne bıraktık. Gece yine otobüsle köyümüze ve odamıza döndük.

Ertesi sabah erkenden Cavtat’a gittik. Çam ağaçlarının içinden geçip plaja vardık. Burası tamamen turizme ayrılmış ve genellikle Dubrovnik çok kalabalık olduğu zamanlarda daha uygun ve makul fiyatlarla konaklayıp denize girilebilecek bir köy. Cavtat – Dubrovnik arası ulaşımı sağlayan ve yakındaki adalara yarım günlük geziler düzenleyen tur tekneleri mevcut.

Biz bütün gün denize girdik ve çevredeki tesislerde gayet ucuz bir şekilde karnımızı doyurduk. Akşamüstü yine Dubrovnik’e gittik. Otobüsten daha erken inip daracık merdivenlerden inip arka sokaklardan kaleye vardık.


Bu sefer amacımız surları dolaşmaktı. Yaklaşık 3 km. süren zorlu bir yürüyüş parkuru bizi bekliyordu. Ancak gerçekten muhteşem manzaralara şahit olduk. Sur gezisi bence Dubrovnik’te yapılacak en keyifli aktivite. Mutlaka tavsiye ederim.




Surlarda gezerken kayalıklarda güneşlenen ve denizde yüzenleri görünce çok imrendik. Keşke mayolarımızı getirseymişiz dedik. Bol bol su tüketerek zorlu ama keyifli yolculuğumuzu tamamladık. Akşam yine güzel bir yemek yedik ve odamıza döndük.


Ertesi sabah erkenden Karadağ’ a doğru yola çıkmak için Dubrovnik bölgesinden sınıra doğru hareket ettik.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir