balayı – paris gezisi

balayı – paris gezisi

Şubat 2006’da sevgili eşimle evlendim. Kışın ortasında romantik bir balayı için Paris’i seçtik. Benim uzun yıllar sonra ilk yurtdışım olacaktı. Eşim daha önce birkaç defa ailesiyle beraber turlara katılarak yurtdışını gezme fırsatı bulmuştu. Cafetur ile anlaşarak çok uygun fiyatlara Paris turunu satın aldık. Bu, ilk ve son turla seyahatimiz oldu. Daha sonraki gezilerin hepsini kendimiz internetten organize ettik. Hem çok daha ucuza maloldu, hem de daha özgür ve keyifli geziler yaptık…

Paris’ e gitmek için Atatürk Havalimanına geldik. Turdan kimseler yoktu. Zaten koca turda bizden başka bir çift daha varmış. Onur Air ile Charles de Gaulle havaalanına indikten sonra bizi rehberimiz karşıladı. Otelimiz merkezin biraz dışındaydı ama metro durağına yaklaşık 500 metre mesafede olduğu için ulaşım sorunumuz olmadı. Zaten Paris metrosu o kadar hızlı ve yaygın ki tek başınıza Paris’i gezmek gerçekten çok kolay. Otelimiz İbis Hotel (artık İstanbul ve Eskişehir’de de açıldı) 2 yıldızlı olarak gözüküyor ancak Türkiye şartlarında 3,5 – 4 yıldıza tekabül eder. Daha sonraki seyahatlerimizde de mutlaka web sitesinden fiyatları kontrol etmeyi alışkanlık haline getirdik. Özellikle ön ödemeli fiyatları gayet makul olabiliyor. Herkese tavsiye ederim. Gayet temiz ve modern bir oteller zinciri. Adresi http://www.accorhotels.com/


Tur rehberimiz ertesi gün bizi otelden aldı ve yaklaşık 2 saatlik panoramik şehir turu yaptırdı. Daha sonra ekstra turlarından bahsetti. Louvre gezisi, Eurodisney, Seine nehri turu gibi turların fiyatları pahalıydı. Biraz sohbet ettikten sonra aslında bunların hepsini tek başına yapabileceğimizi anladık ve de öyle yaptık. Çok daha ucuza geldi. (Örneğin kişibaşı 90 euro istenen disneyland turu bize 2 kişi 85 euroya maloldu. )


Paris gerçekten de çok romantik ve güzel bir şehir. Mimarisiyle, müthiş sarayları ve kiliseleriyle, heykelleriyle, müzeleriyle, Seine nehriyle, köprüleriyle ve de Eiffel kulesiyle ününü sonuna kadar hakkeden ve tekrar tekrar gelinebilecek bir yer. Şubat ayında biraz soğuktu ama özellikle Louvre müzesi, Eiffel kulesi, Disneyland vb. turistik yerlerde hiç sıra beklemeden girebilmenin rahatlığını da yaşadık.


Louvre müzesi, hakkını vererek belki 1 haftada ancak gezilebilecek bir yer. Biz kısıtlı zamanımızda herkesin merak ettiği Mona Lisa’yı ve birkaç galeriyi gezebildik. Müzeden sonra La Fayette ve Printemps isimli alışveriş merkezlerine gittik. Buralar özellikle bayanların çok ilgisini çekebilecek yerler. Önceden uyarmakta fayda var….

Bir günümüzü tamamen Eurodisneyland’ e ayırdık. Tur yerine kendimiz gittik. Çok daha ucuz ve rahat olduğunu söyleyebilirim. Merkezden trenle yaklaşık 1 saat süren bir yolculuk sonucunda parkın önüne kadar geldik. Kış ayları olması nedeniyle çok fazla sıra beklemeden içeri girdik ancak içerdeki bazı popüler bölümlere girebilmek için yaklaşık 2 saat beklediğimiz bile oldu. Daha sonra fast-pass denen (bir nevi ön rezervasyon) olayı anladık ve çok fazla beklememeyi öğrendik. İçerisi, bırakın çocukları bizim bile o kadar çok ilgimizi çekti ki akşam park kapanana kadar saatin nasıl geçtiğini farkedemedik.
Paris’te görülecek çok fazla şey var.Sacre Coeur ve Notre-Dame kilisesi, Saint-Michel çeşmesi ve bölgesi, Montmartre ve tabi ki dünyaca ünlü Eiffel kulesi… Montmarte da ressamlar ve diğer sanatçıların çalışmalarını yakından görebilirsiniz. Saint Michel özellikle restoran ve barları ile çok hareketli bir gece hayatı sunuyor. Notre Dame kilisesi, ünlü Notre Dame’ın kamburu romanını okuyanlar için daha farklı bir gözle görülebilir. Eiffel kulesi ise özellikle gece ışıl ışıl haliyle çok romantikti. Tabi tarihin 14 şubat olması da etkili olmuş olabilir…:)

Bence Paris’ te yapılacak en romantik şeylerden bir tanesi de Seine nehri turlarına katılmak. Hemen Eiffel kulesinin alt kısmından kalkan ve yaklaşık 1 saat süren rehberli turlarla Paris’in özellikle gece ışıl ışıl manzarası insanı gerçekten büyülüyor. Mutlaka tavsiye ediyorum.
Ünlü Champs-Elysee caddesi bir zamanlar giyotinin kurulduğu Zafer meydanından başlıyor ve Zafer Takı’nda sona eriyor. Dünyaca ünlü markaların şubeleri mevcut. Ayrıca son derece şık ve pahalı kafe ve restoranlar da caddede yer alıyor.
Restoranlardan bahsetmişken son derece ilginç ve lezzetli bir restoran zincirinden bahsetmek istiyorum. Aslen Belçika markası olan ve pek çok şehirde rastlayabileceğiniz özellikle midye ve deniz ürünleri üzerine bir restoran olan Leon de Brussel de tencereler içinde değişik soslu midyeler, patates kızartması ve bira ile servis ediliyor. Çok lezzetli…
Fransızların ünlü yemeklerinden bir de soğan çorbası. Eşim denedi ama yarısını bile içemedi. Garson da çok şaşırdı. Ayrıca salyangoz da çok sevilen bir besin maddesi. Ördek ve kaz da yiyorlar. Ben en çok creme brule isimli tatlıyı sevdim. Tabi bir de dünyaca ünlü fransız şaraplarını..(Biradan çok daha ucuz olduğunu belirtmeliyim)

Sonuç olarak Paris çok romantik ve gerçekten büyüleyici bir şehir. Belki bana balayı olduğu için öyle gelmiş olabilir ama özellikle bahar aylarında çok daha güzel ve keyifli olduğunu gezip gören insanlardan defalarca duydum. Sizlere tavsiyem mutlaka Lonely Planet veya başka bir rehber eşliğinde sevdiğiniz insanla beraber Paris’i yaşamanız….

7 thoughts on “balayı – paris gezisi

  1. Abicim, hayırlı olsun. Çok güzel bir blog olmuş. Seyahatlerinin ve yazılarının devamını dilerim. Sevgiler.

  2. Merhaba,
    Biz de 14 şubatta parise gideceğiz ama çok soğuk olacak ve tadını yeterince çıkaramayacağız diye korkuyorum. Özellikle de Disneyland’da o soğukta hiç bir şeye binemeyecekmişiz gibi geliyor. Sizce yanılıyor muyum?

    Bir de iki kişi nasıl 85 euroya mal oldu giriş? Siz Disneyland biletinizi nereden aldınız?
    Yanıtlayabilirseniz çok sevinirim.
    Teşekkürler.

    1. Selamlar
      Öncelikle havanın soğuğuna hiç aldırmadan oranın keyfini çıkarmaya bakın. Biz öyle yapmıştık ve emin olun çok eğlenmiştik. Disneylanda kendimiz trenle gittik ve biletleri kapıdan kendimiz aldık. Ancak tarih 2006 şubatı idi. Bilet fiyatları değişmiş olabilir. Ne olursa olsun bizim için Parisin tadı damağımızda kaldı diyebilirim. Romantik ve sıcacık bir tatil olması dileğiyle.
      Sevgi ve selamlar.

  3. Paris gerçektende olağanüstü güzelliklere sahip bir şehir fakat sanırım gökdelen ve iş merkezlerin bulunduğu, farklı mimarisiyle dikkat çeken La Défense i gezmeyi unutmuşsunuz…

    1. Aslında unutmadık Kemal Bey. Daha önceki yıllarda La Defense’de bir otelde kalma şansım olmuştu. Mimari olarak gerçekten ilginç ama “Paris” denince aklımda oluşan görüntüyle hiç bağdaşmıyor maalesef.

  4. güzel bir yazı olmuş elinize sağlık bende turla gidicem parise fakat sizin de dediniz gibi ektra turlara para vermek istemiyorum. Yalnız metro ağlarınn çok karışık olduğu söyleniyo bir de fransızların hiç kimseye yardımcı olmadığı o yüzden endişeliyim. Gidicemiz yerleri bulmakonusunda nerden aktarma yapacağım konusunda ne tavsiye edersiniz

    1. Güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim. Açıkcası fransızların yardımcı olmadıklarına pek katılmıyorum. Ancak soru sormadan önce mutlaka merhaba, iyi günler vb. nazik bir ifade kullanmanızı bekliyorlar. Metro konusunda sıkıntı yaşayacağınızı düşünmüyorum. Öncesinde biraz araştırma ile gideceğiniz yerlere en yakın metro istasyonlarını tespit edip paris metro haritası üzerinde çalışarak hangi durakta aktarma yapıp hangi hatta hangi yönde gideceğinizi bulabilirsiniz. iPhone için Metro isimli app bu konuda çok işe yarıyor. Offline özelliği sayesinde Paris metrosunu önceden telefonunuza indirdikten sonra hangi duraktan binip hangi durakta inmek istediğinizi seçtiğinizde hangi hattı kullanmanız ve kaç durak gitmeniz gerektiğini size söylüyor.
      Şimdiden iyi eğlenceler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir