Eindhoven’da bir gün

Eindhoven’da bir gün

Hollanda’da yaşam tecrübesi olanlar buradaki bürokratik işlemlerin ne kadar yoğun olduğunu bilirler. Bana da gelmeden önce arkadaşlar bahsetmişti ama bizzat yaşayarak öğrenmek daha farklı oluyor tabii. Kısaca özetlemek gerekirse Maastricht’de sürdürmekte olduğum yüksek lisans öğrenimim nedeniyle Hollanda’da oturma izni almam gerekiyordu. Evrak, fotoğraf, damga, mühür bütün işleri hallettik ancak oturma izin kartı sadece elden teslim ediliyormuş. Öyle posta falan olmazmış. Bankada hesap açmanın 2 hafta sürdüğü memlekette elbette bu gayet normal tabii. En yakın göçmen bürosu ise Eindhoven’da.  Eh bizde gezmeyi seven insan olduğumuz için ne ala deyip düştük yollara.

Maastricht’den Eindhoven’a gitmek için en uygun vasıta tren. Gayet de gayet konforlu. Öyle tak tak sesi neredeyse hiç gelmiyor . Önceden tembihli olduğumuz için bilet almadan evvel indirim kartını sordum. Malum 1 yıllık geçerliliği olan indirim kartı için 50 EUR ödüyorsunuz fakat sonra her bilet alışınızda %40 civarında bir indirim sağlıyor. Ama kartı öyle şıp diye almak mümkün değil, formunu doldur, resmini yapıştır, Hollanda bankasında hesap açtır ondan sonra. Yanımda resim falan da vardı ama bankaya başvuralı henüz 1 hafta olduğu için alamadık indirim kartını. Gidiş-dönüş bilet 28 EUR tuttu. Kart olsaydı kaça bırakırdın emmi dedim, sana 17 küsür EUR olur abi dedi. İyiymiş deyip trenin yolunu tuttum.

Hollandalılar eğitimli insanlar. Dillerinin de benzerliğinin verdiği avantajla otobüs şöförü, bakkal, manav, sinemada gişede duran kişi vb. herkes şakır şakır ingilizce konuşabiliyor. O yüzden geleli bir ay olmasına rağmen “merhaba, günaydın, teşekkürler, hoşçakal” gibi tek kelimelik Dutch kelimelerden öteye gitmeye ihtiyaç kalmadı. Neyse konuyu dağıtmayayım.

Tren yolculuğuna geri dönersek, yolculuk yaklaşık 1 saat sürdü. Elimde okuldan almış olduğum ufak harita olmasına rağmen Eindhoven’da danışmayı görünce hemen atılıp daha güzel bir harita aldım. Eindhoven aynı zamanda düşük-maliyetli havayollarının merkez noktalarından olduğu için ileride yapacağım olasa seyahatler için havaalanına nasıl gidileceğini de sordum. Tren istasyonundan her 15 dk da bir 410 numaralı otobüs varmış ve yaklaşık 30 dk da havaalanına varıyormuş. Yani Maastricht Tren İstasyonu-Eindhoven Havaalanı yaklaşık 2 saatte kat edilebiliyor.

Yolda gelirken LP Hollanda’nın Eindhoven kısmına baktım yarım sayfa ayırmış. Elektronik devi Philips’in kurulduğu şehir olmasından ve Van Abbemuseum haricinde birşeyden bahsetmiyordu o nedenle elimdeki haritanın “mutlaka görülmesi gereken rota”sı olduğunu görünce oldukça sevindim.

P1020592

Baktım ki göçmen bürosu da rota üzerinde (haritada fosforlu kalemle çizmişim) “fıstık” deyip istasyondan çıktım. Karşıya geçince kendinizi 18 Eylül meydanında buluyorsunuz ve aşağıdaki resimde görülen tünel girişinin ağzına geliyorsunuz. İçinde Eindhoven’in tarihi şehir kalıntıları bulunduğu yazıyordu haritada. Baktım birsürü de giren-çıkan var, tarih aşkıyla daldım tünele.

P1020127

O da ne? Aşağıdaki tarihi kalıntıları görünce gidip görevliye “adam mı öpüyor sunuz burada?” demek geldi ama kendimi tuttum. Hani Avrupa’dayız tarihi şeyler vardır, ABD’dekiler gibi fos çıkmaz diyodum ama hayatımın bombasını burada gördüm. Bu ne şimdi ya? Yanlış anlaşılmasın sağda solda başka bişey yok. Bütün kalıntılar bunlarmış. Ha bi de Eindhoven’ın 13. yüzyılın başlarında kurulmuş olduğunu oradaki tabeladan öğrenmiş oldum.

P1020125

İçerideki kalabalığın nedenini ise tamamen farklı imiş. Hollanda’da bisiklet çok yaygın bir ulaşım aracı. Tünelin içine ise adeta çok katlı bisikletpark inşa etmiş adamlar. Aslında oldukça akıllıca. Aracınızı şehir merkezinin göbeğine park etme imkanı tanıyor.

P1020124

Tünelden çıkınca De Blob denen (sanırım damla demek oluyor) aşağıdaki yapı çıkıyor karşınıza.

P1020126

P1020113

Şehrin önemli caddelerinden olan Marktstraat’dan bir görünüm (yukarıda) ve Eindhoven sokakları (aşağıda).

P1020114 P1020118 P1020119

Modern sanat sevenler Bilderdijklaan caddesi üzeirindeki Van Abbemuseum’u ziyaret edebilirler.

P1020121

Eindhoven sokaklarındaki yaklaşık yarım günlük turumu şehrin merkezi konumundaki Markt’da noktaladım. Yapacak başka işiniz yoksa buradaki teras cafelerde birşeyler içip insanları seyretmek ve iş yapmadan geçen zamanın tadını çıkartmak keyifli olabilir. Eindhoven’la ilgili son notum görmeye değer enteresan birşey bulamadığımdır, Phillips bile çalışanları şehirde tutamayınca fabrikayı Amsterdam’a taşımış. Doğrudur.

3 thoughts on “Eindhoven’da bir gün

  1. Hollanda’da master konusunda bilginize ihtiyacım var.Mail adresim üzerinden iletişim kurabilirsek sevinirim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir