40. Gün: Lima

40. Gün: Lima

Bugün hep birlikte kahvaltı yapacaktık ancak ev halkı biraz geç kalktığı için güne öğle yemeği ile başlamanın daha doğru olacağı uygun bulundu. Rudy’nin oldukça sevdiği bir çin lokantasına gittik. Gerek Funda’nın uzak doğu mutfağına olan hassasiyeti gerekse sevgili arkadaşım Faruk’un beni bir yaz günü sabah sabah acılı adana-şalgam ile güne başlattıktan sonra başıma gelenleri düşündükçe durumdan biraz kıllandık ama yine de itiraz etmedik. Tavuk suyu çorba, tuzlu tavuk, tatlı tavuk ve limonatadan oluşan kahvaltı-öğle yemeği fena değildi. Ama şöyle ballı kaymaklı bir kahvaltıya hasretiz…

Peru’da çin lokantalarına “chifa” deniyor. Sanırım bu lokantalar ilk açıldıklarında müşterileri içeri çekmek için “içeri buyrun” anlamında “chifo” benzeri bir sözcük kullanıyorlarmış sonradan bu söz zamanla “chifa” olarak kalıcılaşmış.

Yemekten sonra evdekiler cenaze ile ilgileneceği için kendi başımıza şehir turu yapacağız. Başlangıç noktamuz yine Plaza de Armas. Meydana kurulmuş dev standta çeşitli dans gösterileri yapıluyor ve ortam oldukça kalabalık. Çeşme pisco ile doldurulmuş ve aslanların ağzından pisco fışkırıyor.

 

Martin’in bize verdiği rehber kitap Lima için 3 adet yürüyüş rotası vermiş. 3. rota tamamen kilise ziyareti olduğu için ilk 2 rotayı kafamıza göre birleştirtirip yürümeye başladık.

San Francisco katedrali, meclis binası derken en son İstikal benzeri Jiron de la Union caddesinden yürüyerek Plaza San Martin’e ulaştık.

  

 Meclis

  

Plaza San Martin bana Roma’daki Emmanuel Vittoriano’yu anıtını anımsattı.

Eve döndüğümüzde kardeşlerin en büyüğü Wilder ve sevgili eşi bizi yemeğe çıkarmak istediklerin söylediler. Memnuniyetle kabul ettikten sonra peru mutfağının ana yemeği tavuk ve türevlerinin biraz daha tadına baktık. Gecenin ilgi çekici yemeği “dana yürek ızgara” idi…

Peru’nun kalite ulaşım araçları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir