4.Gün: Salvador de Bahia

4.Gün: Salvador de Bahia

“Elveda Rio, ver elini Salvador” diyerek sabah 7.00’de ayrıldık otelimizden…İyi bir zamanlama ile havaalanına vardığımızda tek dileğim uçaklardaki teknik ekipmanların etraftaki sis bulutunda inip kalkmaya izin veriyor olabilmesiydi. Ama maalesef yine bir teknik sıkıntı ile karşı karşıyaydık. Sis 2 saat sonra tamamen dağıldı ancak bizim 9:00’da kalkması gereken TAM Airlines uçağı ancak saat 13:30’da kalkabildi. Uçağı beklerken netbooktan izlediğimiz “El Dorado” (2009) ise iyice içimi baydı. İzlediğim en sıkıcı filmlerden biriydi heralde.

Salvador’a saat 15:00 sularında iniş yaptık ve birlikte kalacağımız Dimitri’ye geldiğimizi haber verdik. İlk kez göreceğimiz bu arkadaşlarımızla tanışmak da ilginç bir tecrübe olacaktı. Nitekim Dimitri, University of California Santa Cruz’daki ispanyolca hocamın (Maria) arkadaşının (Cidelia) oğlu. Salvador’a gideceğiz deyince Dimitri’lerde kalın dedi biz de kırmadık!!!
15 dakika sonra Dimitri, karısı Carla ve küçük çocukları Davi bizi almaya geldiler ve Cidelia’nın evine bıraktılar. Cidelia’nın yeğeni Jeni ise tipik bir Brezilya’lı. Jeni’nin 14-15 yaşlarındaki oğulları Ricardo ve Lucaes ise harika çocuklar.
Cidelia’nın ev yapımı leziz yemeklerinden sonra bizi Modern Art Museum of Bahia’ya götürdüler. Giriş 5 BRL ancak içerisi sadece müze değil. İçeride çeşitli barlar ve başta acaraje olmak üzere çeşitli yiyecekler yapan yerler mevcut. Şansımıza bu gece bir de canlı müzik varmış. Caipiroscalarımızı yudumlarken insanın içini kıpır kıpır yapan Afrika aromalı Brezilya müziğinin keyfini çıkardık.
Müzenin hemen yanında ise boğazı tam karşıdan gören bir favela mevcut. Carla’nındediğine göre zenginler buradan ev almaya başladıktan sonra asıl sahipleri evlerini satıp başka favelalara yerleşmiş. O yüzden bu favela artık zengin muhiti olmuş. Aklıma gelmişken favela fasulye kelimesinden geliyormuş. Buraya gelenler hem bahçelerinde fasulye yetiştirdiği hem de evler fasulye gibi çoğaldığı için buralara fasulyemsi/fasulye gibi anlamında favela deniyormuş.
Evden biraz aceleyle çıktığımız için fotoğraf makinemizi unuttuk, bu nedenle bugüne ait fotoğrafımız yok maalesef.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir