23. Gün: Pucon

23. Gün: Pucon

Saat 9:00’da Puerto Montt’dan ayrılan otobüsümüz önce Puerto Varas sonra Osorno’ya uğradı. Şehirlerin içerisinde bayağı turladığımız için buraları da görmüş olduk. Puerto Montt’a 20 km uzaklıktaki Puerto Varas, Puerto Montt’a kıyasla oldukça şirin bir yer. Keşke burada kalsaymışız diye düşündük. 6 saat süreceği söylenen yolun neredeyse ortasındaki Pallaco’ya geldiğimize ise saat 11:00’e geliyordu. Bu yol neden 6 saat sürecek derken otobüs Valdivia’ya döndü. Yani bizim varış noktamız kuzey doğuda iken biz batıya gitmeye başlamıştık. Belki daha iyi araştırsaymışız Pucon’a daha kısa sürede giden bir otobüs bulabilirmişiz.
Öyle olunca Bariloche uçağında izlemeye başladığımız Little Miss Sunshine’ı (2006) bitirelim dedik. Sonu oldukça şaşırtıcı ilginç bir filmmiş.
Otobüs Loncoche’de otoyoldan ayrıldı ve Pucon’a doğru hareket etti. Yolun bu kısmı gerçekten çok güzeldi. Üst katta en önden izledik bu güzel manzarayı.
Pucon’a vardığımızda German bizi terminalden karşıladı. German (Herman diye okunuyor) bizim Alman oteli sanarak rezervasyon yaptırdığımız Donde German Hostel’in sahibiymiş meğer ve Almanlıkla falan alakası yokmuş. Yine de biz talep etmemiş olmamıza rağmen terminal-hostel transferimizi ücretsiz gerçekleştirdi.
Odamız gerçekten şirindi. Ama tabii asıl önemli olan şeyin işlevi olduğu gece ortaya çıktı.

Burada da gazlı ısıtıcı varmış ve güvenlik için gece saat 22:00’da gazı kesiyorlarmış. Sabah ise 10:00’da açıyorlarmış. Gece sıcaklık sıfır dereceye kadar düşüyordu, bizim kulubenin içi ise en fazla 5-6 derece olmalı. Yorgan kalın olduğu için vücut sıcacık ancak insanın başı üşüyor. En zoru ise sabah hafif buzlanmış kıyafetleri giymekti. Neyse ki yanımızda taşıdığımız saç kurutma makinesi sayesinde giysilerimizi ve kendimizi birazcık ısıttık…
Pucon ise gerçekten güzel bir kasaba. San Carlos de Bariloche’nin Şili şubesi denebilir. Ama seçim yapmak gerekirse Bariloche derim. Burada da peşinize köpekler takılıyor ve “benim kurdu yürüyüşe çıkardım” der gibi fotoğraflar çektirebiliyorsunuz.

Pucon’daki en büyük aktivite Villarica volkanına tırmanmak. Tırmanmak derken öyle çekiçle iple değil. Bir rehber eşliğinde kar kıyafetlerinizi, ayakkabılarınızı ve gözlük,baston gibi diğer gerekli ekipmanları alıp karda yürümeden oluşan bir tırmanış. Volkana tırmanıştan sonraki en büyük aktivite bisiklet ile yaklaşık 40 km’lik Ojos de Caburgua Çemberini tamamlamak. Bunlara ilaveten kayak yapmak ve kış döneminde rehbersiz giriş yasak olan Parque Nacional Huerquehue’ye gidip göllerin arasında yürümek de mümkün.
Tabii ki bizim de amacımız Volcano Villarica’ya çıkmak ve birkaç ay önceki depremden sonra daha da aktif hale gelmiş olduğu söylenen volkanı görmek. Bu nedenle eşyalarımız odamıza yerleştirip kısa bir şehir turuna çıktığımızda tırmanış için fiyat da sormayı ihmal etmedik. Çünkü bir gün önceden haber vermek gerekiyor ve yarın Pucon’da geçireceğimiz günler arasında volkana çıkmak için en elverişli gün. Şehir merkezinde tüm malzemeler + rehber + sigorta + transferden oluşan ve sabah 7:00’da başlayıp hava koşullarına bağlı olarak akşam 17:00-18:00 civarında sona eren turlar 25.000-35.000 peso arasında değişiyor. Bizim German aynı zamanda bir rehber ve o da tur düzenliyor. Onun çektiği fiyat ise 45.000 peso.
Önceden yaptığım araştırmalarda dağa gerçek profesyonellerle çıkmak gerektiğini öğrenmiştim. Dağ koşullarının zorluğu ve bilinmezliği kesinlikle yanlış tercihten kaçınmayı gerektiriyor. Ayrıca bazı küçük tur şirketlerinin, minibüsle dağın eteğine gelinip hava koşullarının kötü olduğunu gördüğünde geri döndüğünü ve herhangi bir para iadesinde bulunmadığını da duymuştum. Tüm bu nedenlerden ötürü gerek 2008 yılında yılın en iyi rehberi seçilen, gerekse hava koşulları belli olmadan gidip gidemeyeceğimize dair bir şey söylemeyen German’da karar kıldık. German hava şartlarının ancak sabah saat 6:00 civarında belli olabileceğini söyledi. Eğer şartlar müsait ise saat 6:15 gibi kapımızı çalacaktı ve kahvaltının ardından yola koyulacaktık.
German’la anlaştıktan sonra El Calafate’den bu yana yaptığımız gibi hostelin mutfağında kendimize yiyecek birşeyler pişirdik.

Gaz kesilip odadaki sıcaklık düşmeden erkenden yatttık. Ben ilk defa bir volkana tırmanacak olmanın verdiği heyecandan, Funda ise “yapabilir miyim acaba?” telaşından hemen uykuya dalamadık…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir